Kütahya Porselen ambalajda da iddialı (22/06/2009)
Kütahya Porselen'in 12 yıl önce kurduğu ambalaj şirketi sektörde liderliğe soyundu. Ambalaj Grubu Başkanı Gülden Güral, kısa sürede iç piyasada ilk 10 şirket arasına girmeyi başardıklarını söyledi.
Türkiye'nin en büyük porselen sofra eşyaları üreticilerinden Kütahya Porselen, hem kendi ihtiyacını karşılamak hem de piyasaya hizmet vermek için 12 yıl önce kurduğu ambalaj işinde de liderliğe oynuyor. Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Üyesi, aynı zamanda Ambalaj Grubu Başkanı Gülden Güral, kısa sürede iç piyasada ilk 10 şirket arasına girmeyi başardıklarını söyledi. Türkiye'de kurulu oluklu mukavva kapasitesinin yıllık ortalama 2 milyon ton civarında olduğunu ifade eden Güral, "Kütahya Ambalaj olarak biz de yıllık 50 bin tonluk üretim kapasitesinin tamamını kullanıyoruz. Hedef, tam kapasite kullanımının altına düşmeden katma değeri yüksek ürünlerle büyümeyi sürdürmek" diye konuştu.
Gülden Güral, Kütahya Porselen bünyesindeki porselen ve seramik fabrikalarında yoğun olarak kutu kullanımının mevcut olduğunu, bu yüzden hem şirket ihtiyaçlarını karşılamak hem de piyasaya hizmet vermek için 1996'da ambalaj sektörüne girdiklerini hatırlattı. Güral, Kütahya'da 200 kişiye istihdam sağlanan tesislerde, gıda, seramik ve beyaz eşya sektörüne yönelik her çeşit flexo baskılı oluklu mukavva kutu ve ofset baskılı ambalaj üretildiğini söyledi. Sektörde çeşitlilik ve zamanında teslimatın yanında, inovasyonla fark yaratmaya çalıştıklarının altını çizen Güral, "Sekiz kişiden oluşan grafik ve yapısal tasarım departmanları kendini sürekli geliştiriyor. İtalya'dan da tasarım desteği alıyoruz. Kütahya Porselen Çay Takımı kutusunda Türk Standartları Enstitüsü'nden aldığımız birincilik ödülümüz mevcut. Ayrıca grup olarak ambalaj konusunda çeşitlenmeye yönelik birçok fizibilite çalışmamız var" bilgisini verdi.
Çin mukavvada sorun yaratmıyor Dünyada 8 milyar dolarlık ciroya sahip ambalaj sektöründen Türkiye'nin yaklaşık 1,5 milyar dolar pay aldığını hatırlatan Güral, yerli üretimin neredeyse tamamının yine iç piyasada kullanıldığını söyledi. Bu durumun genel olarak diğer ülkelerde de böyle olduğunu vurgulayan Güral, bunun nedenini ise şöyle açıkladı: "Oluklu mukavva ağırlık olarak hafif, hacim olarak geniş yer kaplaması ve parasal olarak katma değeri düşük olması nedeniyle nakliye açısından dezavantajlı bir ürün. Dolayısıyla ülkeler genellikle üretimini ihracat yerine iç piyasada değerlendiriyor. Dolayısıyla her sektörde korkulu rüya haline gelen Çin gibi Uzakdoğu ülkeleri, bu sektörde bize rakip olamıyor."
Gülden Güral, oluklu mukavva gibi yüzde 100 geri dönüşümlü ambalaj kullanımının iç piyasada yavaş yavaş hareketlendiğini söyledi. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde kişi başı tüketim yıllık 35 kilo civarında iken Türkiye'de bu oranın hâlâ 10 kilo civarında olduğuna dikkat çeken Güral, "Ambalaj tüketiminde mutlaka doğa dostu ve insan sağlığına zararı olmayan geri dönüşümlü kağıt esaslı olanlar tercih edilmeli. Türkiye'de özellikle 2000'li yıllarda doğaya dönüşümlü ambalaj kullanımı bilinci artığı gözlemleniyor. Bunda ambalaj tasarımına verilen önemin de payı büyük. Müşteriler artık hediye seçerken, örneğin bir çift fincanı sadece karton kutusunu çok beğendiği için satın alabiliyor" diyor.